18 Eylül 2009

...



Yüreğimin enkazı altında sessiz çığlıklar atıyorum;
Sesimi Duyan Var mı??

30 Ağustos 2009




aldırmaaa
deliii gönlümm
giden gitsinn
sen şarkılarrrr söyle içinden boşverrrrrrr!!!

17 Temmuz 2009

BüYüMEK

büyümek zor...
sadece ayaklarımız büyümüyor ki!! adımlarımız,gitmek istediğimiz yerler,hayallerimiz,çabalarımız,sevdalarımız,yüreklerimiz,sorunlarımız,
sorumluluklarımız..birer numara büyümüyor ki büyüdü mü tam büyüyor!!! bir anda afallatıyor insanı..bu büyüme küçücük gibi hissetirebiliyor zaman zaman sana kendini.ben büyüdüm yollar büyüdü gibi olmuyor işte o zaman..evet belki sende yollarda büyüdü ama ruhun küçükse yollar git git bitmez işte..

16 Temmuz 2009

DEĞER miİ??

Değmek -> Değer -> Değer Vermek -> Değerlendirmek -> +(artı) Değer == DEĞERLİ ve -(eksi) Değer = DEĞERSİZ

Değer Kavramı çok büyük perspektife sahip geniş kapsamlı çerçeveye sığmayacak bir kavram + bir terimdir. Değer KAVRAMI Matemaktiksel olarak Doğrulandırılmak Zorunluluğundadır. Buna binayen " +(artı) Değer , (eksi) Değer = DEĞERSİZ değerlerden bahsedebiliriz."(vikipedi)

Değer!! Geniş bir anlama sahip olan bu kelimeyi bi insana maletmek..Peki sen tüm bunlara değer misin?? Ha bide değmeyecek bi kişiyse çok büyük perspektife sahip geniş kapsamlı çerçeveyi meşgul etmeye değmez!!!

04 Temmuz 2009

A Ş K

herkes kendince aşkı tanımlıyo bu ara. yada ben öle duyuyorum,yada konu aşka gelio bi şekilde ne bilim,yada insanların en ortak muhabbeti bu. sonra oturdum ben aşkın tarifini nasıl yaparım die düşündüm..baktım farklı bi tarif yok mu ne:( yani aşık olunca hemen hemen herkes aynı hissedio galiba..terleme,heyecan karnında binlerce kelebek ( kelebek mobilya geldi aklıma nedense:)) peki nedir aşk burcu? tutku,vazgeçememek,herşeyi göze almak,gerekirse ateşe atlamak,onsuz nefes alamamak,seni düşündüğünü hissettiğinde heyecanlanmak,tabi bunu hissedebilmekte kabiliyet gerektirir (hissettirmek daha ayrı bi kabiliyet:)) onu kırdığında dünyanın başına yıkılması,nefes alamamak,sanki dünya durmuş gibi hissetmek,kendinden iğrenmek hatta..o mutluyken ise habire sırıtmak :D böle :D havalara uçmak,şımarmak :) yani güzel bişey bu aşk tüm duyguları yaşatıo ve insan olduğunu anlıosun bu sayede malumun duygusuzları insan sınıfına koymuyorum da=) bi söz varya aşk iki kişiyle yenen yemek gibidir die, ama bence çok yiyip bitirmeyin çat die..sindirerek tadını alarak yiyin tadı damağınızdan hiçç gitmesin =)


22 Haziran 2009

:(


Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
Verdiğin teselli beni avutmaz
Dermanı yardadır sende bulunmaz
Boşuna benimle uğraşma doktor

Dokunma, dokunma...
Benim Gönül Yarama
Dokunma Doktor...

16 Haziran 2009

En Fazla İçimde Ölürsün...

En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz

En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da Saçlarını!
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım

En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere

Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım

En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde

En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.

Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim

Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın

Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?

En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim

Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk

Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım
kahraman tazeoğlu*